Abdülvahid b.Zeyd ve İlk Tekkenin Temelleri

 

Alexandar Knysh'in Tasavvuf Tarihi (Ufuk:2011) adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

 

Abdulvahid b. Zeyd (ö. 750)

Abdulvahid b. Zeyd (750), Hasan Basri’nin sayısız takipçilerinden biridir.

Abdulvahid’e göre, Allah, melekler de dahil olmak üzere diğer tüm yarattıklarından gizlediği batını bilgiyi evliyasına bildirmektedir. 

Abdulvahid, kaynakların “çok ağlayanlar" diye nitelediği zahid kategorisine mensuptu. Bu isimle anılan kişiler, günahları, (Allah’tan duydukları korku ve kıyamet gününde hesap verip veremeyeceklerinden emin olamayışları yüzünden sık sık ağlayan kişilerdi.  

Abdulvahid, izleyicilerine, Allah’ın dosdoğru yolunda ilerleme ortak arzusu ile birbirine kenetlenmiş bir topluluk oluşturmak suretiyle keşişler gibi dünyadan bütünüyle el etek çekmeleri gerektiğini söylemekteydi. Abdulvahid, Abadan adasında ilk sûfi tekkesini bu düşünceyle kurdu. Abdulvahid’in bu tekkenin gerçek kurucusu mu olduğu yoksa oraya tesadüfen yerleşmiş ada sakinlerinden biri mi olduğu net değildir. Bununla birlikte, Abadan’ın Iraklı zahidler için önde gelen eğitim merkezi halini aldığı hususunda kuşku yoktur. Başlangıçta deniz korsanlarına karşı bir askeri karakol olarak hizmet vermiş olan bu ada, çoğunluğunu askeri görevle farz ve nafile ibadetleri bütünleştirmiş olan gönüllü gazilerin oluşturduğu bir topluluk tarafından mesken edinildi. 

Abadan’ın komutanı Halife Mehdi zamanında “kafir” Hintlilere karşı gerçekleştirilen seferde (777 yılı) ölecek olan ünlü bir mücahidti. Dindar bir insan olan ve tıpkı Abdulvahid gibi Hasan Basri’den ders almış olan Rabi’ b. Sabih’in, garnizonundaki askerlere nafile oruç tutturup gece ibadeti yaptırdığı söylenmektedir. Bunlara ilaveten, Abadan’ın sakinleri, sonraları sufilerin ibadetlerinin en önemli unsuru halini alacak olan zikir ile de meşgul olmaktaydı. Abadan’daki tekkenin cihada düşkün Müslüman zahidler için bir cazibe merkezi haline gelmeye başladı. Stratejik önemini yitirmesinden sonra, Abadan, dünyadan elini eteğini çekmiş kişiler için bir ilticahgaha dönüştü. 

Sonraki dönemlerin sufi külliyatında büyük mutasavvıflar olarak anılacak olan Ebû Süleyman Darani (öl. 830). Bişr-i Hafi (öl. 841), Seriyyü’s-Sakati (öl. 867), Sehl Tüsteri (öl. 896) ve kaleme aldığı Kur’an tefsiriyle “İslam’da tasavvufi dilin doğuşu"nda önemli bir rol oynayan büyük Kur’an müfessiri Mukatil b. Süleyman (öl. 767) burayı ziyaret etti. 

Abdulvahid birçok tilmiz bıraktı. Bunların bir kısmı tasavvufun önemli isimleri arasında yer aldı. Basra’daki ilk sûfi tekkesinin kurucusu olarak kabul edilen Ahmed Huceymi bunlardan biridir. Bir hayır kurumunun bağışlarıyla ayakta duran bu tekke, Hasan Basri’nin ve Abdulvahid’in Basra’daki tilmizlerine mesken teşkil etti ve tedrisatın devamını güvence altına aldı.