Hicaz Mektebinin Özellikleri

 

Prof. Dr. Dilaver Gürer'in Düşünce ve Kültürde Tasavvuf (Ensar:2007)

adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

 

Medine Hz. Peygamber ve Sahabenin şehri idi. Kitap ve Sünnet ekseninden kopmayan basit ve sade bir zühd anlayışı Hz. Peygamber'in, Hulefa-i Raşidîn'in, Ashab-ı Suffe'nin ve Sahabe-i Kiram'ın hayatlarına yansıdı. Bunu yanında Emevî saltanatına karşı verilen mücadelenin izleri de bu mektebin Hz. Peygamber'den sonraki döneminde açıkça görüldü. Emevîlerin siyasî otorite merkezini Şam'a taşımaları Medine'de yaşanan zühde daha rahat bir ortam sağladı. Böylece Hz. Peygamberin şehri siyasi karışıklıklardan bunalan zahidlerin sığındığı bir selamet yurdu oldu. 

Bu mektebin önemli simaları arasında, mümtaz sahabilerin yanısıra "hayatının büyük kısmını Emevi hayat ve yönetim tarzına karşı mücadele ile, çağının zenginleriyle alay eden Ebû Zerr-i Gifarî", kalp ve afetlerinden ilk defa bahseden Huzeyfe, Hz. Peygamber'in hakkında "Nice saçı-başı dağınık kimseler vardır ki, Allah adına yemin etseler yeminlerinin gereği yerine getirilir" buyurduğu Berra b. Malik ve tabiînden Saîd b. Müseyyeb'i sayabiliriz.