Bilim Tanrı Hakkında Ne Söyleyebilir?

Bilim ve din ilişkileri incelenirken tanrının var olup olmadığının bilimsel çerçeve içinde ele alınabileceği, fakat tanrının mahiyetinin bilimsel incelemeye konu olamayacağı meselesi gözden kaçırılmaktadır.[1]

Doğa yasalarının ve evrenin ilksel koşullarının belirlenişi bilim alanını aşıp meta-bilimsel alana dâhil olan sorunlardır. Bilim fenomen ve olayları evrenin sınırları içinde açıklamak durumundadır. [2]

Tanrı hakkındaki bilgileri ancak kendisinin bize bildirdiği kadarı ile edinebiliriz. Kendi gözlem, deney ya da çıkarımlarımızla tanrı ile ilgili gerçek bilgileri türetemeyiz. Çünkü tanrı varlık kategorisi itibarıyla bizim bulunduğumuz fenomenler dünyası kapsamında olmadığından evrenin bir parçası değildir. [3]

Ateistler, herhangi bir nesneyi inceler gibi tanrıyı ele almak ve masaya yatırmak konusunda ısrar etmektedirler. Bu yaklaşım tanrı ile nesneler dünyası arasındaki mahiyet ve kategorik farklılığın anlaşılamamasından kaynaklanmaktadır. Bilim, duyu organları vasıtasıyla doğrudan ya da dolaylı incelenebilen, ölçülebilen obje ve olayları inceler. Tanrı, pozitif bilimlerin inceleme konusu yapabilecek veya test edilebilecek bir nesne değildir. Aslında zamanla, mekânla sınırlı, görülen, tutulan ve ölçülebilen bir varlık nasıl tanrı olabilir?[4]

Semavi dinlerdeki tanrı anlayışı antropomorfik olmaktan tamamen uzaktır. Tanrının zamandan, mekândan münezzeh olduğu ve insana ya da genel olarak mahlûkata benzemediği kesin olarak belirtilmiştir. Tanrı, tecrübe edilebilir türden şeylere benzemediği için insanın kendi araştırmasıyla doğrudan bilgi edinmesi mümkün olamaz. O halde tanrının, kendisi hakkındaki bilgileri kutsal kitaplar ve elçiler vasıtasıyla bildirmesi gerekir ki zaten öyle de olmuştur.[5]

Tanrının bilimsel araştırmaya konu edilememesi onun mahiyeti itibariyledir, varlığı açısından değildir. Bir başka şekilde söylersek, tanrının varlığına dair pek çok bilimsel destek söz konusudur ve bu anlamda bilimsel araştırmada yapılabilir. Ancak tanrının mahiyeti, yaninitelikleri, maksadı, insan ve evrenle olan ilişkileri gibi...

Tanrının varlığı ve mahiyeti hakkındaki bilgilerimiz arasındaki farkı belirginleştirebilmek açısından şöyle bir örnek üzerinden hareket edebiliriz: bir mağara duvarı üzerine çizilmiş çeşitli resimler ve birtakım işaretler gördüğümüzde, bunları çizen bir ressamın varlığını kolaylıkla çıkarsayabiliriz. Fakat daha evvel görmediğimiz bu ressamın kim olduğu, özellikleri, ne düşündüğü ve neyi amaçladığı hakkında kesin şeyler söyleyemeyiz. Eğer ressam kendisi hakkında birtakım bilgiler bırakmışsa, ancak o zaman verilenler ölçüsünde bilgi sahibi olabiliriz. Dolayısıyla evreni çok ileri derecede bir sanat eseri olarak düşündüğümüzde, bir sanatçının (yaratıcının) var olduğu açıkça anlaşılır. Ancak, yaratıcının mahiyeti, bilimin dışında kalacaktır.[6]

Bilimsel bilgi kapsamına girmeyen ve deneysel olarak test edilmeyen bilgilerin üzerine derhal metafizik damgası vurulur ve gizli ya da açık bir küçümseyici tavır kendini gösterir. Halbuki bilimsel bilgi, bilinebilecek şeylerin sadece bir kısmını ihtiva eder; bir başka deyişle, tüm bilgimiz bilimsel bilgiden ibaret değildir. Anne-babamızı hangi deneysel verilere dayanarak severiz? Vicdani hükümlerimiz, ahlaki kurallar, estetik değerler ve dinsel inançlar doğrudan doğruya herhangi bir bilimsel temele veya deneysel mahiyete sahip midir? Sanat, edebiyat, şiir, roman, resim, spor gibi alanlara ait bilgilerimiz ne derece bilimsel bilgi kapsamına dahil edilebilir?[7]

Bilimsel metodun olayları sebep-sonuç ilişkisi çerçevesinde ele almak durumunda olması ve tabiat olaylarının fiziksel kanunlarla açıklanması “o halde tanrıya ne ihtiyaç var?” ya da “tanrı bunun neresinde?” gibi bazı soruların sorulmasına yol açmaktadır. Hâlbuki bilimsel kanunlar ve nedensellik prensibi evrenin yaratılmamış olduğunu göstermez, sadece evrenin işleyiş mekanizmasını açıklar. Daha açıkçası, tabiat olaylarının nasıl cereyan ettiğinin bir resmini verir diyebiliriz. Bu resmin içinde elbette tanrı görünmez, çünkü O ressam konumundadır ve resme dahil değildir. [8]

 

 

 

Dipnotlar

[1]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010

[2]Modern Bilim:”Tanrı Var”. Emre Dorman. İstanbul Yayınevi: 2011

[3]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010

[4]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010

[5]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010

[6]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010

[7]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010

[8]Ateizm Yanılgısı. Selçuk Kütük. Açılım Kitap:2010