Ölüm Sonrası

…âhiret “Evrenin kozmolojik düzeninin yıkılması anlamına gelen kıyâmetin kopmasının ardından Allah tarafından ölenlerin tekrar diriltmesiyle başlayacak olan ebedî âlem” diye tanımlanır. Âhiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyâmet alametleri, kıyâmetin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi ve toplanma yerine sevk edilmesi, insanların hesaba çekilmesi, yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değerlendirilmesi, sırattan geçilmesi, cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur.  [i]

 

Çeşitli âyetlerde gayb bilgisi noktasına değinilerek âhiret âlemine ilişkin inkârcı iddiaların hiçbir kesin bilgiye dayanmadığı ve kesin kanıtlardan yoksun bulunduğu şöyle ifade edilir:[ii]

 

“Âhiret âlemi konusunda inkârcıların hiçbir bilgisi yoktur, onlar sadece zanda bulunur. Onlara apaçık deliller içeren âyetlerimiz okunduğu zaman ‘doğru söylüyorsanız (ölmüş) atalarımızı getirin (diriltin)’ demekten başka bir delilleri yoktur”

(el-Câsiye 45/24-25,32; ed-Duhân 44/34)

 

“Ölümden sonra diriliş bize ve daha önce atalarımıza vad olundu, bu ilk insanların uydurduğu masallardan başka bir şey değildir”

(en-Neml 27/65;el-Ahkâf 46/17)

 

Allah evreni ilk defa yaratmaktan aciz olmadığı gibi ikinci defa yaratmaktan da aciz değildir. Bu aklen imkânsız değil aksine mümkündür. Bir şeyi bir kere yapabilen ikinci kez de yapabilir

(el-‘Ankebût 29/19-20; Kâf 50/15)

 

Âhiret Âleminin Safhaları

Âhiret âlemi inancı ölümden itibaren meydana gelecek çeşitli safhaları içerir. Bunlar ölüm ve kabir âlemi, kıyamet alâmetleri, kıyametin kopması, evrenin yeniden inşa edilmesi ve ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimesi, ardından mevkıf veya arasât adı verilen bir yere sevkedilip bir araya toplanması, dünyada benimsedikleri inançlarla yapıp ettiklerinden hesaba çekilmesi ve amellerinin ölçülmesi, sırattan geçirilmesi, cennet veya cehenneme gönderilmesidir.[vi]

 

Ölüm ve Kabir Hayatı

Allah insanlar hakkında hayatı takdir edip yarattığı gibi ölümü de yaratmıştır. Kaçıp kurtulmaya çalışsa da her insan ölümü bir gün tadacak, kurtulmak amacıyla bütün önlemleri alsa da ölüm mutlaka her insanın başına gelecektir.[vii]

 

Sahih hadislerde belitildiğine göre kabre konulan insan Münker ve Nekîr adlı melekler tarafından …inançları hakkında sorguya çekilir.Kâfirlerin yanı sıra ilâhî buyruklara uymayan günahkâr müminler kabirlerinde azap içinde bulunacaktır.[viii]

 

Kıyametin Kopması

Kur’an’da belirtildiğine göre kıyamet Sûr’a ilk defa üfürülmekle kopacak ve evrenin kozmik düzeni bozulacaktır. Sûr “ses çıkaran ve eğri boynuza benzeyen boru, borazan” anlamına gelir. …İlgili âyet ve hadislerde bildirildiğine göre görevli bulunan İsrâfîl adlı melek (Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn” 200; İbn Mâce, “İkâme” 180) tarafından Sûr’a ilk defa üflenince, Allah’ın dilediği kimseler müstesna, göklerde ve yerkürede bulunan bütün canlılar ölecektir (ez-Zümer 39/68). [ix]

 

Ölülerin Diriltilmesi

Sûra ikinci defa üşenince Allah evreni yeniden inşâ edecek, yer başka bir yer olacak ve dümdüz yapılacak, gökler de başka gökler haline getirilecek, yer küre yükünü dışarı atacak, kabirler deşilecek, ruhlar bedenleriyle birleştirilip ölüler bir anda diriltilecek ve insanlar çırpınıp yayılan kelebekler veya çekirge sürüleri gibi bölük bölük mahşere doğru sevk edilecek ve hakîr bir halde Allah’ın huzuruna varacak, o gün kâfirler için çok zor bir gün olacaktır (İbrâhîm 14/,42,48; el-İnfitâr 82/1-4; ez-Zümer 39/68-69; el-İnşikâk 84/4; en-Nebe’ 78/16-17; el-Me’âric 70/42; en-Neml 27/87; el-Müddessir 74/8-9).[x]

 

Haşir

Haşir âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere …“mahşer” denilen maydanda toplanlamarını ifade eder. Haşir dirilişten sonraki merhaleyi teşkil eder. Kur’an’da bildirildiğine göre insanlar, cinler, melekler ve tapınılan putlar hesaba çekilmek için haşredilecektir (Âl-i İmrân 3/158; el-En’âm 6/51, 72,128; Sebe’ 34/40; el-Ahkâf 46/6). Kabirlerinden çıkarılıp diriltilen insanlar çekirge sürüleri gibi kendilerini çağırana doğru koşacak, herkesin yanında görevli iki melek bulunacaktır (Kâf 50/21, 44; el-Kamer 54/7-8). [xi]

 

Hadislerde de haşirle ilgili tasvirler yapılmıştır. Buna göre insanlar üzerinde yol gösterici hiçbir işaretin bulunmadığı bembeyaz ve dümdüz bir alanda haşredilecek, haşir sırasında insanlar yalın ayak, çıplak ve güneşin sıcaklığından ötürü sıkıntılı bir süreç yaşayacaktır (Buhârî, “Rikâk” 44, “Enbiyâ” 8, “Zekât” 52). Ömürlerini iyilikle geçiren müminler altın eğerli binekler üzerinde mahşer yerine götürülürken kâfirlerin liderleri yüzükoyun, diğerleri ise yaya olarak mahşere sevk edilecektir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I,155; Buhârî, “Rikâk” 45; Müslim, “Cennet” 59).[xii]

 

Hesaba Çekilme

Kur’an’da verilen bilgiler göre önce peygamberler hesaba çekilip ilâhî vahiyleri insanlara tebliğ edip etmedikleri, ardından da insanların bu vahiylere inanıp inanmadıkları sorulduktan sonra herkese, inancının yanı sıra bütün yapıp ettiklerini sayıp ortaya koyan ve dünyada yazıcı melekler tarafından oluşturulan kitap –ki buna ameldefteri de denilir- verilip dünya hayatının değerlendirmesi yapılacaktır (el-Mutaffifîn 83/7-9, 18-21). Bu kitaplar hatasızdır, tahrif edilemez ve yazıları bozulup silinmez. Herkese kendi kitabı verilecek ve kitabını okuması kendisine emredilecektir.[xiii]

 

Cenneti hak edenlere kitapları sağ taraftan, cehennemi hak edenlereise sol taraftan verilecek, kitabı sağdan verilenler kolay şekilde hesap verecek ve sevinçli olarak ailesine dönecek, kitabı sol taraftan veya arka tarafından verilenler “keşke kitabım bana verilmeseydi”, “bu kitaba ne oluyor ki küçük-büyük her şeyi sayıp dökmüş diyecektir (el-En’âm 6/61; el-İsrâ 17/13-14; el-Kehf 18/49; el-Enbiyâ 21/94; ez-Zuhruf 43/8; el-Hâkka 69/19-37; el-İnşikâk 84/7-12). [xiv]

 

Cennet veya Cehennem’e Girme

İlâhî buyruklara uyan müslümanların âhiret âleminde mutluluk ve huzur yurdu olan cennete; kâfirlerin ve ilâhî buyruklara uymayanların ise azap yurdu olan cehenneme gireceklerine iman etmek İslâm dinindeki âhiret inancının son merhalesini oluşturur.[xv]

 

İslâm bilginlerinin çoğunluğuna göre cehennem de cennet gibi yaratılmış olup şu an mevcuttur ve cennete nispetle evrenin en alt kısmındadır. Cehennem azabıyla ilgili olarak da İslâm bilginleri iki farklı görüştedir. Bilginlerin çoğunluğuna göre cehennemedeki biyolojik ve psikolojik azap türleri ebedî olup sonsuza dek sürecektir. İçlerinde ashaptan bazılarının da bulunduğu bir grup bilgine göre ise Allah’ın dilediği kadar sürdükten sonra azap sona erecek, Allah’ı görmekten ve onunla konuşmaktan mahrum olmaktan ibaret bulunan psikolojik azap ebediyen sürecek ve hiçbir zaman sona ermeyecektir.[xvi]

 

Kıyamet Alâmetleri Nelerdir?

Kur’anda ve hadislerde kıyâmetin kopmasından önce alâmetlerinin gerçekleşeceği açıklanmış (Muhammed 47/18; Buhârî, “Îmân” 37), ancak bunların nelerden ibaret olduğuna dair ayrıntılı bilgiler verilmemiş, sadece kıyâmetin kopmaya başlamasından önce gökten aşağıya doğru inip insanları bürüyecek olan azap verici bir dumandan ve bunu gidermesi için Allah’a dua edileceğinden bahsedilmiştir (ed-Duhân 44/10-12). Ayrıca “ye’cüc-me’cûc”ün (geçiş yerinin) açılacağından söz edilmiş, ancak bunun ne anlama geldiği hakkında hiçbir bilgi verilmemiştir (el-Enbiyâ 21/96).[xvii]

 

Kıyamet alametleri konusunda bir kısmı uydurma olduğu kabul edilen ve Hz. Peygamber’e atfedilen rivayetler oldukça fazladır. Bunların bir kısmı dinî yozlaşmayı ve ahlâkî bozuluşu, bir kısmı evrendeki kozmik düzenin yıkılışını, diğer bir kısmı ise bazı insanlarla ilgili harikulade olayları konu edinir.[xviii]

 

Ehl-i Sünnet ve Şia’ya bağlı bilginlerin çoğunluğu bu rivayetlere dayanmak suretiyle bir kıyamet alâmeti olarak saptırıcı bir Deccal’ın yanı sıra onun karşısında mücadele eden kurtarıcı bir Mehdî’nin çıkacağı ve onu destekleyici mahiyette Hz. İsa’nın gökten ineceği inancını benimsemiştir. Ancak bu rivayetlerin içerdiği bilgilere, İslâm dinînin ana kaynağını teşkil eden Kur’an’da hiçbir şekilde temas edilmemiştir. Selefiyye dışındaki Sünnîler’in de kabul ettiği bilgi anlayışına göre bunlara inanmak zorunlu, yani dînî terminoloji ile söylemek gerekirse farz değildir.[xix]

 

Ölümden Sonra Dirilmenin İmkânı

Âyet ve hadislerde ölümden sonra diriliş inancını hayretle karşılayıp inkâr eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen herkese çeşitli deliller sunulmuştur. Bunların başlıcaları şöyle sıralanabilir:[xx]

 

İnsanı yaratmak, buna ilişkin bilgi ve güç sahibi olmayı gerektiren bir eylemdir. Allah ilkin topraktan yarattığı insanı, öldürüp toprağa gömdürdükten sonra onu tekrar yaratmaya kadirdir. Hatta parmak uçlarını farklı izleriyle birlikte eski şekline sokmaya da güç sahibidir. … Asıl hayretle karşılanması gereken, Allah’ın ölüleri dirilteceğine inanmamaktır. Zira akıl bir eylemi bir kez yapabilenin onu ikinci kez daha kolaylıkla yapabileceğine hükmeder (er-Ra’d 13/5; el-İsrâ 17/49; er-Rûm 30/27; Lukmân 31/27; Yâsîn 36/78-79; Kâf 50/2-5,15; el-Vâkıa 56/61-62; el-Kıyâme 75/2-3).[xxi]

 

Evren gibi son derece karmaşık bir işleyiş düzenine sahip olan varlık âlemini yaratan güç, insan gibi daha küçük bir varlığı daha kolay yaratabilir. Çünkü evreni yaratmak insanları yaratmaktan daha büyük bir iştir ve zordur. Gözlemlerimiz evrenin var olduğunu bize kanıtlamaktadır. Bu sebeple bunu yaratan Allah’ın insanları daha kolayca yaratacağı varsayılır (el-İsrâ 17/98-99; el-Mu’min 40/57; el-Ahkâf 46/33; en-Nâzi‘ât 79/27).[xxii]

 

Allah Teâlâ içinde hiçbir canlı varlık bulunmayan kupkuru ve bir anlamda ölü olan toprakta gökten indirdiği yağmur vasıtasıyla pek çok böcek ve bitkiyi canlandırıp yaratmakta ve bu olay her zaman insanların gözlemleri önünde tekrarlanıp durmaktadır. Ölü toprakta hayatı yaratmakla topraktaki ölü insanların diriltilmesi birbirinin benzeri olaylardır. İnsan aklı iki benzer olaydan birini yapabilenin diğerini de yapabileceğine hükmeder (el-A’râf 7/56; el-Hac 22/5-7; er-Rûm 30/19; Fâtır 35/9; Fussılet 41/39; Kâf 50/9-11).[xxiii]

 

Ölümden Sonra Diriliş Sadece Ryhlar İçin midir?

İslâm bilginlerinin tamamı ölümden sonra dirilişin cismanî, yani ruh ve beden birarada olacağı görüşünde ittifak etmiştir. İlgili âyetlerde verilen bilgiler bunu kanıtlamaktadır. Zira ölüp toprağa karıştıktan sonra diriltileceklerini kabul etmeyen ve “çürümüş kemikleri kim diriltecek” diyen inkârcılara “ilk defa yaratan diriltecek” şeklinde karşılık verilmiş (Kâf 50/4; Yâsî 36/78-79), böylece kemiklerin cisim olarak diriltilmesi açıkça belirtilmiştir. Ayrıca kıyameti anlatan âyetlerde ruhların bedenlerle birleştirileceği de vurgulanmış (et-Tekvîr 81/7), cennet ve cehennem tasvirlerinde de âhiret hayatının cismânî olacağı anlatılmıştır.[xxiv]

 

 

 

Dipnotlar

[i]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[ii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[iii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[iv]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[v]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[vi]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[vii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[viii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[ix]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[x]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xi]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xiii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xiv]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xv]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xvi]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xvii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xviii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xix]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xx]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xxi]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xxii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xxiii]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010

[xxiv]İslam İnanç Esasları. Anadolu Ünv.: 2010