Basra Mektebinin Özellikleri

 

Prof. Dr. Dilaver Gürer'in Düşünce ve Kültürde Tasavvuf (Ensar:2007)

adlı kitabından kısaltılarak alınmıştır.

 

Basra, siyasetten kısmen uzak bir zühd hayatının merkezi olmuştur. Bunun sebebi, bu ekolün ilk mimarlarından olan Hasan-ı Basri’nin çok geniş bir dînî ilimler birikimine sahip olması, zühd anlayışını Kitap, Sünnet ve Sahabe uygulamalarına dayandırması ve bunun yanında aklî açılıma da büyük önem vermiş olmasıdır. Genel îtibariyle Ehl-i Sünnet çizgisine sahip olmakla birlikte İslam kültüründe akılcı din anlayışının en önemli temsilcilerinden olan Mutezile'nin etkisi de bu ekolün zühd anlayışında görülmüştür. 

Dönemin genel zühd anlayışı olan cehennem korkusu ve cennet ümîdi ile gözyaşı dökmek, ibadet ve riyazatla Hakk'a bağlanmak ve dünyadan el-etek çekmektir ki, bu anlayışın Basra'daki temsilcilerinin başında Hasan-ı Basrî gelir. Onun başını çektiği bu gruba “korku ve hüzün ekolü” de denir. Hasan-ı Basrî ile başlayan zühdî/tasavvufi cereyanın temel özelliği insanı hakîkî îmana ulaştıran tefekkür, nefsi tezkiye ve kalbi tasfiye etmek suretiyle Allahü Teala'nın rızasına ve cennetine kavuşturan ve O'nun gazabın ve cehenneminden koruyan korku ve hüzündür.